Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

6 Haziran 2015 Cumartesi

                                    PKK NİN   BÜYÜK PROVAKASYONU
Hdp ye oy vermeyi düşünen  kardeşlerim. Sizinde malumunuz ki Hdp bu seçime parti olarak girme kararını Kandil ve Amerika ziyaretlerinden sonra almıştır.
  Amacın Çözüm sürecini baltalamak olduğu gayet açıktır. % 10 barajı bahane edilerek Türkiyeyi savaş alanına çevirmektir amaç, eğer barajı geçemezseler halkı sokağa dökerek yakıp yıkarak güvenlik güçlerini müdahaleye zorluyacaklar  böylece süreci devletin bozduğunu iddia edip eskisi gibi terör estireceklerdir.
  % 10 barajını geçerlerse bu sefer halkın bağımsızlık istediğini iddia edip yine halkı sokaklara dökecekler yine çözüm sürecini baltalıyacaklarıdır. Bunların amacı Kürtlerin hakkını savunmak değil, Emperyalist güçlerin piyonluğunu yaparak Türkiyeyi bölmektir. Bunun içinde Kürt halkını kullanmaktadırlar. Aman kardeşlerim bu oyuna gelmeyin.
  Sizi etkilemek için her türlü provakasyona başvurmaktadırlar. Seçime saatler kala Hdp nin Diyarbakır mitinginde patlama olmuş bu patlamada ölenler ve yaralananlar olmuştur. Ölenlere Allahtan rahmet yaralılara Allahtan acil şifa diliyoruz. Nasıl ki  daha önceki hdp mitinglerindeki patlamalarda arka planda pkk çıktıysa emin olun bu patlamanın arkasından da pkk çıkacaktır.
 Birinci  amaç Hdp yi madur göstererek safları sıklaştırmak ve sizin oylarınızla barajı geçmektir.
  İkinci amaç size gözdağı vermektir. Bakın işte bize oy vermezseniz Türkiyeyi yakar yıkarız demeye getirerek sizi korkutarak oy vermenizi sağlamaktır.
  Hdp ye oy vermeyi düşünen kardeşlerim. İki ucu pis bir değneği tutmanız istenmektedir. Bunların amacı üzüm yemek değil bağcıyı döğmektir. Bunlara oy versenizde vermesenizde çözüm sürecini baltalıyacaklardır. Onlara oy versenizde vermesenizde fatura size çıkacaktır.
  % 10 barajını geçerlerse yönetimde söz sahibi olacaklar legal bir parti olarak tüm dünyayı arkalarına alarak Türkiyeyei böleceklerdir.
  Size kırk katırmı, kırk satırmı muamelesi yapılmaktadır. İnsan bir kere ölür, önemli olan şerefiyle haysiyetiyle ölmektir.
  Lütfen hiçbir provakasyona, hiçbir aldatmaya, hiçbir oyuna,hiçbir menfaate, hiçbir rüşvete, hiçbir korkutmaya, hiçbir rica ve minnete, hiçbir tehdit ve şantaja boyun eğmeyin,
  Hdp ye oy vermek demek Türkiyeyi Suriye,ırak,Libya,Filistin  yapmak demektir.
 Hdp ye oy vermek demek Türkiyeyi bölmek demektir.
 Hdp ye oy vermek demek çocuklarınızın dağlarda öldürülmesi, caddelerde şehit olması demektir.
 Hdp ye oy vermek demek hizmetin gelmemesi demektir
 Hdp ye oy vermek demek anarın ağlaması, memleketin yıkılması,camilerin yıkılması, dinin ortadan kalkması demektir.
 Hdp ye oy vermek demek İslam aleminin boynunun bükülmesi demektir.
 Hdp ye oy vermek mazlumların,ezilenlerin,gariplerin yalnız bırakılması demektir.
 Hdp ye oy vermek demek Din,vatan,namus kutsal olan her şeyin tehlikeye girmesi demektir.

KARDEŞİM ALLAH AŞKINA ZERRE KADAR DİNİNİ, VATANINI, AİLENİ,ÇOCUKLARINI,NAMUSUNU,CANINI,MALINI SEVİYORSAN HER NE PAHASINA OLURSA OLSUN HDP YE OY VERME.

4 Haziran 2015 Perşembe

AK PARTİYE OY VERME

AK PARTİYE OY VERME
1- 12 yıl önce Türkiyede, bugün Yunanistanda olduğu gibi İMF ye mahkum olmak istiyorsan, Memur maaşını ödeyemiyen,yatırım yapamayan, iflas etmiş bir Türkiye istiyorsan  AK PARTİ ye oy verme.
2- Merkez bankasındaki 125 milyar doların 12 yıl önce olduğu gibi bankalar,bankerler,faiz lobileri ve bir avuç mutlu azınlığın kasalarına aktarılıp Merkez Bankasının tam takır bırakılmasını istiyorsan AK PARTİ ye oy verme.
3- Kibriti,toplu iğneyi, piyade tüfeğini bile üretmekten aciz  eski Türkiye’yi istiyorsan AK PARTİ ye oy verme.
4- Hastane,ilaç,doktor,ambulans,tedavi,hizmet bulunmayan eski Türkiyeyi istiyorsan AK PARTİ ye oy verme.
5- Her gün şehit haberlerinin geldiği, Ülkenin kaynaklarının teröre aktarıldığı, başta Doğu ve Güney  Anadolu olmak üzere hizmet verilmeyen eski Türkiyeyi istiyorsan AK PARTİ ye oy verme.
6- Bırakın okulları camilerde bile dinin öğretilmesinin yasak olduğu eski Türkiyeyi istiyorsan AK PARTİ ye oy verme.
7- Bırakın memuru,milletvekilini,hakimi savcıyı, öğrenciyi,şehit analarının Baş örtüsü var diye şehit oğlunun cenazesine katılamadığı eski Türkiye yi istiyorsan AK PARTİ ye oy verme.
8- Bırakın her ailede iki araba olmasını  hastaneye gitmek için mahallede araba bulunmayan,  araba almanın ancak zenginlere mahsus olduğu eski Türkiyeyi istiyorsan AK PARTİ ye oy verme.
9- Bırakın ev almayı, kiralık evde oturmanın bile lüks olduğu eski Türkiyeyi istiyorsan AK PARTİ ye oy verme.
10- Bırakın uçakla yolculuğu, otobüsle yolculuğun bile lüks olduğu eski Türkiyeyi istiyorsan AK PARTİ ye oy verme.
11- Bırakın köy yollarının asfalt olmasını, şehirler arası yolların bile asfaltlanmadığı, çukurlarla dolu olduğu eski Türkiyeyi istiyorsan AK PARTİ ye oy verme.
12- Bırakın Antalyada,Muğlada, dış devletlerde tatil yapmayı  şehir içinde belediye otobüsü ile gezmenin bile lüks olduğu eski Türkiyeyi istiyorsan AK PARTİ ye oy verme.
13- Bırakın her ailede 5 cep telefonunu, evlere bir telofon almak için hem çok büyük paralar hem de aylarca beklemek gerektiği eski Türkiyeyi isitiyorsan AK PARTİ ye oy verme.
14- Bırakın bilgisayarı,renkli binlerce kanallı televizyonu, renksiz tek kanal ve günde 6 saat yayın yapan televizyon kanalı olan eski Türkiyeyi istiyorsan AK PARTİ, ye oy verme.
15- Bırakın savaş uçağı,tank,helikopter,uydu yapmayı Kıbrısa çıkarma yapmak için çıkarma gemisi bulamayan eski Türkiyeyi istiyorsan AK PARTİ ye oy verme.
16- Emperyalist güçlerin emir eri olmuş, onlardan izinsiz tuvalete bile gidemeyen eski Türkiyeyi istiyorsan AK PARTİ ye oy verme.
17- Kefil bulamadığı için 1 milyar dolar kredi alamayan eski Türkiyeyi istiyorsan AK PARTİ ye oy verme.
18- Ekmek,ilaç,yağ,benzinin olmadığı uzun kuyruklar olduğu, banka önlerindeki kuyruklarda  emeklilerin sıra beklerken öldüğü,acil ameliyatlarda evini, tarlasını satıp, üstelik aylarca sonra sıra alınabilen, çoğu hastaların ameliyat günü gelmeden öldüğü eski Türkiyeyi istiyorsan AK PARTİ ye oy verme.
19- Dünyada hiçbir değeri olmayan, hiçbir yaptırımı olmayan, hiç kimsenin takmadığı, hiçbir ülkenin vize vermediği, ancak evlerde hizmetci,inşaatlarda işci olabilen eski Türkiyeyi istiyorsan AK PARTİ ye oy verme.
20- Burada sayamıyacağım kadar çok ekonomik,sosyal,psikolojik,akademik,sanayi,ticaret,v.b aklınıza gelecek her yönden eski Türkiyeyi istiyorsan AK PARTİ ye oy verme.


25 Mayıs 2015 Pazartesi

        AK PARTİNİN SENİN ÜZERİNDE 1 OY HAKKI YOK MU?
HAYATINI, DİNİNİ, VATANINI, GELECEĞİNİ DÜŞÜNEN KARDEŞİM ALLAH RIZASI İÇİN LÜTFEN  OYNANMAK İSTENEN OYUNLARI FARKET VE  BU OYUNLARI  BOZ
   BÜTÜN DÜNYA EMPERYALİSTLERİ VE TÜM ESKİ TÜRKİYE YANLILARI bir olmuş kolkola vermişler AK PARTİ yi ve Sayın Cumhurbaşkanımız RECEP TAYYİP ERDOĞANı   devirmek için anlaşmaya varmışlardır.         Tehdit,şantaj,yalan,iftira,kargaşa,para,imkan aklınıza ne gelirse her yolu deneyerek  ne pahasına olursa olsun amaçlarına ulaşmak istemektedirler.
  Seçimle yıkamazlarsa , kargaşa ve iç savaş çıkararak TÜRKİYEYİ, SURİYE, IRAK, MISIR, TUNUS, LİBYA nın durumuna düşürmeye karar vermişler bu amaçlarına ulaşmak için ellerinden gelen her şeyi yapmaya and içmişlerdir. Cumhurbaşkanımızdan , Başbakanımızdan ve  Ak partiden hesap soracaklarını Adnan Menderes gibi idam edeceklerini açık açık söylemektedirler.
   Kardeşim bu ihtimal % 1 dahi olsa sakın hafife alma unutma ki Tüm dünya Müslümanlarının, mazlumların,ezilmişlerin, çocuklarının,torunlarının kaderi senin elinde , senden para istenmiyor. Senden eline silah alıp savaşman istenmiyor, senden hiçbir bedel ve minnet istenmiyor, sadece ve sadece sandığa giderek AK PARTİ ye oy atman isteniyor.

   Sana bir kahve  verenin kırk yıl hatırını sayıyorsun da  Sana bu kadar büyük hizmetler yapan AK PARTİ nin bir OY hatırı yok mu ? 

20 Temmuz 2014 Pazar

İSRAİLİN SONU YAKINDIR

.İSRAİLİN SONU YAKINDIR

Malûm olduğu üzere, Kur’an-ı Kerim’de Yahudilerle alakalı değişik birçok ayet bulunmakta ve genel olarak Yahudinin yapısı, karakteri, fiilleri bizlere anlatılmaktadır. Yahudi’de ırk ve din, adeta bütünleşmiştir. Yahudi olmayan Musevî ve Musevî olmayan Yahudi, hemen hemen yok gibidir. Cenab-ı Hak da bu kavmi lanetlediğini açıkça ifade etmektedir. “Onların üzerine horluk ve yoksulluk yüklendi. Allah’ın gazabına uğradılar. Bu Allah’ın ayetlerini inkar ettiklerinden ve haksız yere Hz. Zekeriya, Hz. Yahya ve Hz. Şuayb gibi peygamberleri öldürerek isyan etmelerinden ve aşırı gitmelerindendir.” (Bakara Sûresi, ayet: 61)
O peygamber katilleri hakkında,( Maide Sûresinin 64.) ayetinde şöyle buyuruluyor: “Bir de Yahudiler, Allah’ın eli bağlıdır, cömert değildir, dediler. Bu dedikleri söz sebebiyle, elleri hayır yapmak hususunda bağlandı ve lanetlendiler. Doğrusu Allah’ın kudret elleri açıktır, dilediği gibi ihsan eder. Andolsun ki, sana Rabbinden indirilen ayetler, onlardan bir çoğunun azgınlığını ve küfrünü artıracaktır.”
“Lanetlenen Yahudilere, acaba Cenab-ı Hakk’ın biçtiği hüküm nedir?” şeklinde bir soru gündeme getirilir ve Kur’an ayetleri bu gözle taranırsa, karşımıza İsra Sûresi çıkmaktadır. Bu sûrenin başlıca özellikleri şunlardır:
• İsra sûresi, Müslümanlarla Yahudilerin münasebetlerinden bahsetmektedir.
• Allah’ın Resûlü, Mescid-i Aksa’nın ‘Mescid’ oluşunu belirtmek ve onun çevresinden Sidretü’l-Münteha’nın yer aldığı yüce gök katlarına yükselmek için, Mekke’den Kudüs’e, o gece teşrif etmiştir.
• Mekke döneminde nüzul eden İsra sûresinde Allah, İsrail oğullarının yok edilmesine sebep olacak iki fesattan haber vermektedir. İşte önemli nokta buradadır! Acaba bahs olunan bu iki fesat, ayetin nüzulünden önce mi gerçekleşmiştir, yoksa daha sonra mı gerçekleşecektir!
“Kitapta İsrailoğullarına şu hükmü verdik ki: “Doğrusu siz o ülkede iki defa fesat çıkaracaksınız ve çok kibirlenip böbürleneceksiniz.” (İsra, 4)
Beşinci ayette geçmekte olan ‘İza’ Arapça’da zarf edatı olarak kullanılan bir kelimedir ve olayın gelecekte gerçekleşeceğini gösterir. Aynı şekilde 4. ayette yer almakta olan ‘le tuisidunne’ ve ‘le ta’lunne’ kelimelerindeki ‘le’ de, Arap gramerinde gelecek için kullanılır. Öyleyse bu kelimelerin varoluşu, Yahudilerin çıkaracakları fesadın daha gelmemiş olup, ayetlerin nüzulünden sonra gelecek bir zaman diliminde gerçekleşeceğini bizlere anlatmaktadır.
“Bu ikisinden birincisinin vakti gelince, üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı göndereceğiz ve onlar bütün diyarlarınızı kontrol altına alacaklar, bu gerçekleştirilmesi gereken bir vaattir.” (İsra, 5)
Her iki ayetten de (İsra, 4-5), gayet açık şekilde anlaşılmaktadır ki Yahudiler, İslam’ın, Mekke döneminden sonra fitne ve fesat çıkaracaklar, ancak vakti geldiğinde, Cenab-ı Hakk’ın ‘kullarım’ dediği Müslümanlarla bu ateş söndürülecek ve Yahudiler bozguna uğratılarak, bütün diyarları İslam’ın kontrolüne girecektir… Nitekim aynen böyle olmuş, Mekke dönemi, Medine hicreti ve sonra gelişen olaylarla Yahudiler, çıkardıkları her türlü hile ve entrikaya rağmen ilk Müslümanlar tarafından mağlûp edilmişler ve Medine, Hayber, Teyma gibi bölgelerdeki Yahudi gücü yok edilerek buralardan
kovulmuşlardır. Yani, İsra Suresi’nin 5. ayetindeki vaat gerçekleşmiş ve Yahudiler, ikinci fesatlarına kadar bu bölgelerde aktif olarak barınma şanslarını kaybetmişlerdir.
Yahudilerin ayette adı geçen ikinci fesatları acaba hangisidir ve ne zaman gerçekleşecektir?
İsra Suresinin 6. ayeti çok manidardır: “Bunun ardından sizleri onlara galip getireceğiz, mallar ve çocuklarla size yardım edecek ve savaş halinde sayınızı artıracağız.”
Bu ayette Cenab-ı Hak, Yahudilerin bu defa aynı bölgelerde bir gün tekrar hakimiyet şeklinin bir ‘devlet’ tarzında olacağını da haber vermektedir. Zira ayetin metninde geçen ‘kerre’ kelimesi, Arapça’da ‘devlet’ ve ‘hakimiyet’ manalarında kullanılır. Nitekim, İslam’ın ilk devirlerinden sonra (1. Fesattan sonra) 1948′lere kadar önemli bir Yahudi meselesiyle uğraşmayan Müslümanlar, 1948 yılında Yahudilerin bir İsrail Devleti kurmasıyla ikinci Yahudi fesadıyla karşılaşmışlar ve Yahudiler, hakimiyeti tesis ederek, bu bölgeyi elde etmişlerdir.
“…mallar ve çocuklarla size yardım edecek…” mealindeki 6. İsra ayetinin içinde geçen bu ifadeler, kurulan İsrail Devletinin, Hıristiyan Amerika ve Batı’dan gelen yardımcılarla ayakta duracağını, bize bir Kur’an mucizesi olarak haber vermektedir!
İsra suresinin 6. ayeti, “… savaş halinde sayınızı artıracağız…” şeklinde bitmektedir. 1948 yılında, özellikle Amerikalı Yahudilerin muazzam filolar halinde ve aylar boyu süreyle İsrail’e göç etmeleri, bu ayetin mucizevî bir tezahürüdür.
Öyleyse Yahudilerin ikinci fesadı, şu andaki İsrail Devletinin fesat ve zulmüdür.
Halen Filistin’in en ücra köyünde bile sürmekte olan ve herkesi, insanlığından utandıracak zulmün sonunu merak edenler, Yahudilerin Peygamberimizden sonraki durumuna işaret eden İsra Sûresinin 4 ve 5. ayetlerinin devamı olan 7. İsra ayetini dikkatle okusunlar.
“Vaatlerden ikincisinin (başkaldırmanızın) ceza vakti geldiğinde (öyle kullar göndeririz ki) yüzlerinizi kötü duruma soksunlar (üzüntüden suratlarınızın asılmasına sebep olsunlar) ve ilk kez girdikleri gibi yine Mescid’e (Kudüs’e) girsinler ve ele geçirdiklerini mahvetsinler.”
Cenab-ı Hakk’ın Yahudilerin bir gün galip gelerek, yeniden devlet kuracaklarını bizlere bildirdiği İsra 6. ayetten sonra gelen İsra 7′de, bu devlet zulmünün bir gün biteceği ve Müslümanların ilk defa olduğu gibi tekrar Mescid-i Aksa’ya girerek Yahudileri cezalandıracağı ve onların yüz hatlarının çok kötü bir hale geleceğini bizlere müjdelenmektedir. Dikkat edilirse, Müslümanların tekrar Mescid-i Aksa’ya gireceği ifadesinde; Mescid’in Yahudilerin işgalinde olacağı da anlatılmaktadır. Nitekim Mescid-i Aksa, 1967 yılında Yahudilerin eline geçmiştir.
• İsra suresinin sonunda da Yahudilerin ikinci fesadı ile ilgili bir başka ayet yer almaktadır:
“Sonra İsrailoğullarına bu memlekette siz oturun, diğerinin vakti gelince, hepinizi bir araya getiririz” dedik. (İsra 104.)
Bu ayetin metninde geçen ‘lefife’ kelimesinin Arapça manası ‘muhtelif topluluklar’ demektir ki, 1948′de İsrail’i kuran Yahudi göçmenler, muhtelif topluluklar halinde dünyanın her tarafından FİLİSTİN’e gelmişler ve 14 Mayıs 1948 gecesinde İsrail Devletini kurmuşlardı. (Jerusalem Post 10 Ağustos 1967) Cifir ilmine vakıf olanlar, bu ayetteki ‘lefife’ kelimesinin yılı, ayı ve gününe varana kadar İsrail Devletinin kuruluş tarihini gösterdiğini çok iyi bilirler.
İsra Sûresine ait ayetlerin tefsirinden sonra, yazımızı şu Hadîs-i Şerif ile sürdürüyoruz.
Evet, Ahirzaman peygamberi buyuruyor:
“Müslümanlar, Yahudilerle harp etmedikçe kıyamet kopmayacak. Harp olacak ve Müslümanlar onları yenip öldürecekler. Öyle ki, Yahudiler ağaç ve taşların arkasına saklanacaklar, o ağaç ve taşlar konuşarak, “Ey Müslüman, ey Allah’ın kulu, arkamda bir Yahudi var, gel onu öldür,” diyecek. Sadece ⁄arkad ağacı haber vermeyecek, çünkü bu ağaç, onların ağacıdır.” (Ennihaye, cilt 1, shf. 87, 103, 104, 117, İbni Mace, cild: 2, shf: 1363; Müslim, cild: 4 Shf: 2239)
Hadiste adı geçen ⁄arkad ağacı. Kamus’ta “Sincan Dikeni” veya “Yahudi ağacı” olarak belirtilir. Anadolu’nun muhtelif bölgelerinde ise Karaçalı, Karadiken, Kunar, Çalıtohumu, Çalıdikeni, Çeşmizen ve Hz. İsa Dikeni gibi çeşitli isimler altında tanınır. Boyu 2-3 m. olan bu ağacın Latince ismi “PALIURUS SPINA CHRISTI”dir.
Tehlikeli dikenlere sahip olan bu ağaç, Filistin havalisinde Yahudiler tarafından halen çok yaygın bir şekilde dikilmektedir…
“Onlar toplu olarak sizinle savaşmazlar ancak müstahkem şehirlerde yahut surların ardında sizinle savaşmak isterler. Kendi aralarındaki çekişmeleri oldukça çetindir. Sen onları toplu sanırsın, oysa onların kalpleri dağınıktır. Öyledir, çünkü onlar aklını kullanmayan bir topluluktur” (Haşr, 14)
Bundan yıllar önce gazetecilerin, İsrail Devleti’nin o günkü başbakanı Şimon Perez’e “Kur’an-ı Kerim, sizin devletinizin yıkılacağından haber veriyor” diye hatırlattıklarında, Perez şu cevabı vermişti:
“Kur’an’ın bahsettiği Müslümanlar gelsin, düşünürüz.” (Tercüman Gazetesi, Ergun Göze, 1986)
Yazımızı,( İsra sûresinin 51.) ayetiyle bitiriyoruz:
“Sana alaylı alaylı başını sallayacaklar ve ne zamandır, diyecekler. Sen, ‘yakında olması mümkündür’ de.”
  EVET ALAYLI ALAYLI BAŞLARINI SALLIYORLAR  NE ZAMAN DİYORLAR BİZDE DİYORUZ Kİ KURANIN AYETLERİ HAKTIR VE GERÇEKTİR.SİZİN UMDUĞUNUZ  ZAMANDAN DAHA YAKINDIR DİYORUZ.

  RABBİM BU AYETLERİN TECELLİSİNİ BİZE GÖSTERMEYİ NASİP ETSİN İNŞAALLAH.

23 Haziran 2014 Pazartesi

BAŞBAKAN KEMAL KILIÇDAROĞLUNA GENEL MÜDÜR DEMEKTE HAKLIYMIŞ

           BAŞBAKAN KEMAL KILIÇDAROĞLUNA GENEL MÜDÜR DEMEKTE HAKLIYMIŞ

  Sayın başbakan uzun süredir Chp genel başkanı sayın Kılıçdaroğluna genel müdür diye hitap etmektedir.Bazı kesimler bunu bir hakaret olarak nitelendirmektedirler. Bizlerde doğrusu buna pek anlam veremiyorduk. Meğer sayın başbakan bu yakıştırmayı bile bile yapıyormuş.Malum Genel müdür ün görevi başında bulunduğu kurumu sahipleri adına yöneten demektir.  Sayın Kılıçdaroğlu aylardır. Cumhurbaşkanı adayını tesbit amacıyla Bütün siyasi partilerle, sivil toplum örgütleri ile toplantılar yapmıştır. Sadece o değil sayın Bahçelide aynı yolu denemiştir. Biz bu toplantıların istişare amaçlı olduğunu, birlikte karar alma, fikir alışverişi olduğunu zannederken.Bu toplantıların bir dayatma, bir ikna turları olduğunu anlamış bulunmaktayız. Her toplantıda muhataplara söylenen söz şudur. Cumhurbaşkanı kesinlikle Tayyip Erdoğan olmamalıdır.Bu yüzden onun karşısına kimi çıkarırsak çıkaralım asla itiraz etmeyeceksiniz. Sözünü almak için bu turlar yapılmıştır. Kendilerininde ifade ettiği gibi aday ismi üzerinde hiç durulmamıştır. Sonunda her kesimden bu söz alınınca baronların, derin güçlerin,paralel yapının ve dünya siyasetine yön verenlerin  dayatmaları ve telkinleri ile Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu  iki zıt güç Chp ve Mhp başkanları tarafından cumhurbaşkanı adayı olarak ilan edilmiştir. İsim açıklanırken iki başkanında hem mimik ve jestlerinden hem de ismi ikisinin de yanlış telaffuz etmelerinden  bu adayın kendilerine dayatıldığını anlayabilirsiniz.Peki neden Chp den ve Mhp den gerekli tepki gelmemiştir.Çünkü baştan tepki vermeyeceklerine dair söz vermişlerdir. Sayın başbakan bir kez daha haklı çıkmış sayın Kılıçdaroğlu ve sayın Bahçelinin genel başkan değil genel müdür olduklarını kendi başlarına karar veremediklerini bağlı oldukları kurum veya şahısların emrinde olduklarını ispat etmişlerdir.

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ SANCILI MI OLACAK?

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ SANCILI MI OLACAK?
Cumhuriyet tarihi boyunca cumhurbaşkanlığı seçimi Türkiyede sancılı geçmiştir. Devlet başkanlığı makamı olan, hiçbir kuruma hesap verme mecburiyeti  olmayan , gerekirse ülkeyi savaşa sokma, mecilsi feshetme,başbakanı görevden alma gibi çok büyük yetkilere haiz olan bu makamı Dünya siyasetine yön veren güçler ve onların taşaronları olanlar bu makamın kendi emirlerindeki kişilerde kalması için her türlü girişimde bulunmuşlar ve bu makamlara gelen kişilerin yetkilerini kullanmalarına engel olmuşlardır. Fakat şimdi durum değişmiştir. Cumhurbaşkanını ilk defa halk seçecektir. Halkın seçtiği Cumhurbaşkanı da halktan aldığı güçle yetkilerini sonuna kadar kullanacaktır. İşte korkulan budur.Refarundumu önleyemeyen güçler bu seçimi sabote etmek için her türlü çareye baş vuracaklardır. Buna birkaç örnek.
1-      Suriye,ırak,mısır,Ukrayna v.b ülkelere Türkiyenin müdahalesini  gerçekleştirip  seçimin ertelenmesini  veya iptal edilmesini sağlamak istiyorlar.
2-      Sayın Recep  Tayyip Erdoğana suikast düzenleyip öldürülmesini veya yatağa bağlı kalmasını sağlamak istiyorlar. Böylece seçimlerin iptali veya ertelenmesi olabilecek en azından Recep Tayyip Erdoğandan kurtulacaklarıdır.
3-      Ak parti dışındaki hatta Ak parti içindeki seçmenlerin Recep Tayyip Erdoğan dışındaki bir isme oy vermelerini sağlamak istiyorlar.
4-      Recep Tayyip Erdoğanı olabildiğince yıpratıp ilk turda seçilememesini sağlamak ve ikinci turda Ekmeleddin İhsanoğlu etrafında birleşip Recep Tayyip Erdoğanı yıkmak istiyorlar.
5-      Bu amaç için Ak parti içinden ve dışından birçok hamleler yapılacak önce başbakan sonra Ak parti itibarsızlaştırılacaktır.
6-       Unutulmamalıdır ki  Amerika, Avrupa ve gelişmiş ülkelerin tamamı Tayyip Erdoğanın karşısındadır. Çünkü o bu ülkelerin çıkarlarına zarar vermektedir.
7-      Arap ülkelerinin ve Türk cumhuriyetlerinin birçoğu da Tayyip Erdoğana karşıdır. Çünkü ya krallıkları , koltukları tehlikeye girmekte ya da büyük ülkelerin Tayyip Erdoğana dost olursanız size yardımı keseriz tehdidiyle Tayyip Erdoğanın yanında olamamaktadırlar.
8-      Silah, basın,bürokrasi,para ve aklınıza gelen bütün güçler bunların elindedir. Dolayısıyla topyekün bütün araçlar kullanılarak Tayyip Erdoğanın Önü kesilmek istenecektir.

İşte bu ve benzeri sebeplerle Cumhurbaşkanlığı seçimi Türkiye için hayati önem taşımaktadır.Allah(cc) bakın Enam suresi 17. Ayette şöyle buyuruyor.
‘’Şayet Allah sana bir zarar dokundursa, bunu O’ndan başka giderecek yoktur. Fakat sana bir hayır dokunduracak olsa onu da kimse gideremez. Bil ki O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.’’ Bu ayete göre Eğer Allah(cc) Türkiyeye hayır dilediyse tüm dünya bir araya gelse bunu engelleyemez. Ancak takdir Allahtan tedbir kuldandır. Bizlerde tedbirimizi almalıyız. Türkiye üzerinde oynanan bu oyunların farkında olmalıyız. Yan gelip yatmamalıyız. Nasıl olsa kazanırız dememeliyiz. Bunun örneğini Yalova da ve ağrıda yaşadık. Aynı hatayı tekrarlamamalıyız.

20 Nisan 2014 Pazar

30 MART KAYNAŞLI İÇİN MİLATTIR

30 MART KAYNAŞLI İÇİN MİLATTIR Belediye Başkanlığı seçimleri öncesi ve sonrasında Kaynaşlıda hiçbir kavganın,polemiğin,sataşmanın,döğüşün,küfürleşmenin,sözlü veya fiili saldırı ve sataşmanın olmaması Kaynaşlımız için son derece gurur vericidir. Bunu sağlayan başta belediye başkan adaylarımız Ak parti adayı olan ve Belediye başkanı seçilen Erol Bayraktar, Saadet partisi adayı Birol şahin, chp adayı Cemali Çapar,mhp adayı Muhittin karabacak kardeşlerimize Kaynaşlı adına teşekkür ediyoruz. Aday arkadaşlarımız gençlere ve taraflarına sürekli ikazlar vererek hepimizin aynı havayı soluduğumuzu, birbirimizin komşusu,arkadaşı,akrabası olduğumuzu, cenazelerde ve düğünlerde beraber olduğumuzu, seçimden sonra biribirimizin yüzüne bakamıyacak duruma gelmemiz gerektiğini hatırlatmışlar böylece bazı fanatiklerin yanlış yapmalarını önlemişlerdir. Seçim bayram havasında geçmiş, güle oynaya oy kullanılmış. Kazananlar şımarmamış, kaybedenler taşkınlık yapmamıştır. İşte bütün bu nedenlerle Tüm Kaynaşlı halkını tebrik ediyorum. Elbette kazananlar sevinmiştir. Elbette kaybedenler üzülmüştür. Bundan doğal bir şey olamaz.Ancak kazananlar ve kaybedenler Halkın oyuna ve kadere boyun eğmişlerdir. Kazananlar niçin biraz daha fazla oy alamadık. Kaybedenlerde niçin kaybettik hatalarımız nelerdi bunun muhasebesini yaptılar. Halkı değil kendilerini suçladılar. Doğrusuda budur. Suçu kendinizde değil karşınızdakinde bulursanız hiçbir sorunu çözemezsiniz. Her seçimde olduğu gibi bu seçimde de Kaynaşlı karasızları son günlerde kararını vermiş ve neticeyi etkilemiştir. Bu beklide Kaynaşlıya has bir özelliktir. Son güne kadar havayı koklar sessiz kalır kazanmasını arzu ettiği partiye yüklenir. Kazandırır. Kaynaşlının bu özelliğini bence adaylar hafife almamalı, seçim stratejilerini ona göre yapmalıdırlar. Ak parti bence Kaynaşlıda gerçek oyunu almamıştır. Her iki adayında Ak parti kökenli olması oyları bölmüştür. 10 ağustosta cumhurbaşkanlığı seçiminde Ak partinin Kaynaşlıdan alacağı oy en az %65 dir. 30 Mart 2014 Kaynaşlı için milatdır. Çünkü Kaynaşlı hizmete susamıştır.Artık bıçak kemiğe dayanmıştır. İşsizlik,yoksulluk had sayfaya gelmiş, ahlak , örf ve adetler çökme noktasına gelmiştir. Tüm Kaynaşlı ileri gelenleri bunun farkına varmış, geminin batmak üzere olduğunu. Gelecek nesillerin kaybedilemek üzere olduğunu anlamış herkes can havliyle acaba kaynaşlı için ne yapabilirim. Telaşına düşmüştür. Eski Belediye başkanları Osman demirci, Eftal Altundal,İsmail Korkmaz , oda başkanları, iş adamları, bürokratlar ,esnaflar,herkes ama herkes gece gündüz kaynaşlının geleceği için kafa yormaktadırlar. Belediye Başkanı Erol Bayraktarın işi hem çok zor hemde çok kolaydır. Zorluğu Kaynaşlının kaybedecek 1 dakikası bile yoktur. Beklenti son derece yüksektir.Yara çok derindir. 5 yıla en az 10 yıllık hizmet sığdırmak zorundadır. Kaynaşlının bizden adam olmaz, Kaynaşlı dan adam olmaz Kaynaşlı köy kalır, Kaynaşlıyı kimse kurtaramaz düşüncesinden ve ön yargısından vazgeçirmek hiçte kolay olmayacaktır. Bunun için gece gündüz demeden ekibiyle birlikte çalışmalı, her türlü fırsatı Kaynaşlının yararına kullanmalıdır. Hizmet bir ekip işidir. Belediye Başkanı ben değil biz demelidir. Başkan her hizmeti ekibiyle istişare yaparak , ekibiyle birlikte koşturarak, tiribünlere oynamadan gösterişe ve israfa kaçmadan uçuk kaçık değil, kaynaşlının ihtiyacına göre hizmet peşinde olmalı. Makamı, akrabalığı,arkadaşlığı, dostluğu ne olursa olsun, Kaynaşlının menfaati ön planda olmalı. Gerekirse öz kardeşi, öz babasının bile gözünün yaşına bakmamalı, Kaynaşlının menfaati neyi gerektiriyorsa hiç çekinmeden asla tereddüt etmeden yerine getirmelidir. Yani Hz ömerin adaletini uygulamalıdır. Belediye başkanı bir daha seçilme kaygısı olmadan çalışmalı. Bir daha seçime girmeyecekmiş gibi davranmalı. Oy kaygısı taşımamalıdır.Asla hatır gönül dinlememelidir. Eğer gerekiyorsa öz kardeşinin evini yıkabilecek kadar gözü kara olmalıdır. Belediye Başkanı Erol Bayraktarın işi kolaydır. Çünkü Ak parti ilçe başkanı en samimi arkadaşı, Kaymakam , vali son derece dirayetli, sivil toplum örgütü başkanları ile, muhalefet parti ilçe başkanları ile, eski belediye başkanları ile, rakibi Birol şahin ile arası çok iyidir. Ayrıca Kendisine aday olmayı öneren Ak parti il başkanı Metin Kaşıkoğlu ile Ankara,İstanbul,Düzce,Sakarya,İzmit v.b çevremizdeki tüm büyük şehirlerin başkanları ile Başbakan ve tüm bakanlar ile milletvekilleri ile şahsi doslukları vardır. Bütün bunlar Kaynaşlıya hizmet geleceğinin işaretleridir. Nasıl ki 2002 de sayın Başbakanımız bugünden itibaren artık Türkiye eskisi gibi olmayacaktır. Dediyse ve gerçekten Tütkiye 12 senedir Türkiyenin tarihinde görmediği hizmetlere kavuşmuşsa eminimki Kaynaşlı da 30 marttan itibaren yeni Kaynaşlı olacak hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Kaynaşlı halkından ricam lütfen bu yeni ekibi yüreklendirelim. Morallerini bozmayalım, önlerini açalım, sabırla,kıskançlık göstermeden,küçümsemeden, horlamadan, teşvik ederek, takip ederek, doğru yaptıklarını taktir ederek, yanlış yaptıklarını uyararak onlara yardımcı olalım. Kazanan Kaynaşlı olsun. Çocuklarımız ve torunlarımız Modern yaşanabilir, çağdaş bir Kaynaşlıya kavuşsun. Ve bizleri hayır dua ile yad etsinler.beddua ile değil. HERŞEY KAYNAŞLI İÇİN DURMAK YOK HİZMETE DEVAM.

14 Nisan 2014 Pazartesi

ŞİMDİ AK PARTİDE BULUŞMA ZAMANI

ŞİMDİ AK PARTİDE BULUŞMA ZAMANI 30 mart 2014 seçimlerinde çeşitli sebeplerle Ak parti sevdalıları başka partilere veya bağımsız adaylara oy verdiler. Kimi arkadaşı,akrabası,dostu olduğu için, kimi mevcut akparti belediyesinin başarısızlığından dolayı ders vermek için,kimi Ak parti belediye başkan adayı,belediye meclis üye adayı veya İlgenel meclis adayını beğenmediği için, hatta kimisi akpartiyi destekleyen muhtar adayına kızdığı için Ak partiye oy vermedi. Kimi Ak parti belediye başkan aday adayı,kimi belediye meclis üyesi aday adayı,kimi İlgenel meclis aday adayı iken aday olamadığı için küstü darıldı,kızdı,gücendi Ak partiye oy vermedi hatta muhalefete geçenler veya muhalefete çalışanlar oldu. Kimi gülen cemaatindendi veya cemaat sempatizanı idi,Ak partinin cemaate yüklenmesini kaldıramadı Ak partinin aleyhinde çalıştı.kimi yolsuzluk ile ilgili videolardan ve yayınlardan etkilendi. Ak partiye oy vermedi.Kimi Ak partinin kazanamıyacağını sanıp kazanan taraftan olmak istedi, ve benzeri yüzlerce sebepten dolayı Ak partinin % 55-60 aralığında olan oy oranı % 46 olarak gerçekleşti. Yani ak parti alması gereken oy oranından en az 10 puan daha az oy aldı. Şimdi önümüzdeki 10 Ağustosta cumhurbaşkanlığı seçimi var. Hepimizin bildiği gibi dış güçler ve onların uzantıları var güçleri ile Ak partili bir cumhurbaşkanı seçtirmemek için uğraşacaklarıdır. Şuna emin olun bu kurtuluş savaşıdır. Türkiye ya dış güçlerin istediği gibi bir ülke olmaya devam edecek ya da dış güçlere baş kaldıran, dış güçlerin değil Türkiyenin ve islam dünyasının menfaatlerini ön planda tutan yeni Türkiye olacaktır.işte bu nedenle cumhurbaşkanlığı seçimi kurtuluş savaşıdır. -Bu savaş emperyalislere, Avrupaya,Amerikaya,Rusyaya, Çine ve bütün hakim güçlere karşı çıkma, baş kaldırma,kafa tutma savaşıdır. -Bu savaş zalimlerin,güçlülerin,Dünya ekonomisini,çoğrafyasını,parasını,yönetimini elinde tutanların bu güçlerini ellerinden alma savaşıdır. - Bu savaş ezilen 58 islam ülkesinin, 1.5 milyar müslümanın haklarını iade etmenin savaşıdır. - Bu savaş şehit edilen milyonlarca müslümanın, varlık içinde yokluğa ve yoksulluğa itilen milyarlarca müslümanın , ırzına geçilmiş milyonlarca müslüman kadının, dul ve yetim kalmış milyonlarca müslüman kadın ve çocuğun intikamını alma savaşıdır. - Bu savaş Allah(cc) in Kuran-ı Kerimin birçok ayeti kerimesinde bildirdiği gibi mesela Nur suresi 55. ayet(Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.) işte bu ve benzeri onlarca ayette bildirildiği üzere ahirete yakın islamın tüm dünyaya hakim olacağı müjdesine kavuşma savaşıdır. - Bu savaş Ak partinin değil, Tüm Türkiyenin hatta tüm islam aleminin savaşıdır. Ey her ne sebeple olursa olsun ak partiye oy vermeyen kardeşim Allah aşkına 10 ağustosta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde Ak parti adayına oy ver. 2015 te yapılacak genel seçimde dilediğin partiye oy verirsin. Türkiyede yaşayan herkesin sağduyu sahibi olduğuna inanıyorum ve 10 ağustosta % 60 gibi çok net bir skorla 1. Turda Ak parti adayını Cumhurbaşkanı yapacağına tüm kalbimle inanıyorum.Selam ve dua ile.

2 Nisan 2014 Çarşamba

TÜRKİYE UÇURUMUN EŞİĞİNDE

TÜRKİYE UÇURUMUN EŞİĞİNDE Haçlı seferlerine hiç ara vermeden devam eden batı devletleri Türkiyeyi ayağa kaldırmak isteyen ,çıkarlarına ters düşen ,kendilerine boyun eğmeyen,dük duran,onların değil Türkiyenin menfaatlerini düşünen,onlardan mal almaktan çok mal satmaya kalkan,onların mazlumları,müslümanları ezmelerine karşı çıkan ,onları değil halklarını seven, isteyen değil veren olan,ezilmişlerin umudu haline gelen ,hiristiyanlığın yayılmasını engelleyip , islamın güçlenmesini , toplumun zenginleşmesini ,refahının artmasını ,bilinçlenmesini,Oynanan büyük oyunu farketmesini sağlayan ,Dünyayı yönetmekte bende varım diyen Rahmetli Adnan menderesi, rahmetli Turgut Özalı, rahmetli Necmettin Erbakanı nasıl yok ettiyseler . Bugün İlk defa halkın seçeçeği dolayısıyla halktan yana olacak ,güçlü bir cumhurbaşkanı olması muhtemel Sayın Recep Tayyip Erdoğanı cumhurbaşkanı seçtirmemek için ellerinden gelen herşeyi yapmışlar ve yapmaya da devam edeceklerdir. 17 aralıktan beri halkın maddi ve manevi değerlerine alt üst etmişlerdir. Halkın pisikolojisi bozulmuştur. Türkiye çok zor bir dönem yaşamaktadır. Piyasada yaprak sallanmamakta esnaf kan ağlamakta , evine ekmek getiremez, kirasını ve borçlarını ödeyemez duruma gelmiştir.Ama buna rağmen halk oynanan oyunun farkına varmış çocuklarının ve torunlarının geleceğini düşünerek Recep Tayyip erdoğan a çok güçlü bir destek vermiştir. Türkiye halkı her türlü maddi, psikolojik,sosyolojik baskılara rağmen ,tüm dünya ve onların uzantıları medyanın manifestolarına rağmen. Her türlü değerlerine yapılan korkunç saldırılara rağmen , sağcısı.solcusu,cemaatcisi,şeriatcisi,ateisti,komunisti,milliyetcisi,liberalisti hepsi ama hepsi bir araya gelmesi mümkün olmayan ne kadar ayrı dünyaların adamı varsa Recep Tayyip Erdoğanın karşısında yek vucut olmuşlar. Onu cumhurbaşkanı yapmamak için el birliği ve tüm güçleri ile uğraşmaktadırlar. Bunu başarabilmek için Türkiye dahil herşeyi feda etmeye hazırdırlar. Seçim günü olan Ağustos ayına kadar bu mücadeleye devam edeceklerdir. Bu hamle ilk hamledir ilk hamleyi halk geri püskürtmeyi başarmıştır. Arkadaşlar bugün gerçekten 2. Kurtuluş savaşı mücadelesi verilmektedir. Tehlike henüz geçmemiştir. Düşman yeni ve daha büyük hamlelerle saldırmaya devam edecektir. Bu hamleler Recep Tayyip Erdoğanı bitirinceye kadar da durmayacak. Her seferinde daha büyük hamlelerle saldırılacaktır. Buna Türkiyeyi savaşa sokmakta dahildir. Suriyeyle savaştırılıp Türkiyeyi hem müslümanların gözünde işgalci durumuna sokup, islam aleminde gözden düşmesini sağlayacak, hem Türkiyeyi maddi manevi yıpratıp güçten düşmesini ve hatta bölünmesini sağlayacaklardır. Allah korusun aman dikkat. Bütün bu oyunlara karşı durmalı ve asla saflarımızı bozmamalıyız. Hatta dahada sıklaştırmalıyız. 30 mart seçiminin cumhurbaşkanı seçimi olduğunu farkedemeyen bu nedenle adaya oy kullanan benim kardeşim ne olur artık uyan Yeni Türkiyenin kurulmasına sende katkı yap görüşün,ideolojin,inancın,siyasi görüşün,dünya görüşün ne olursa olsun. Allah için,vatanın için,mazlum milletler,ezilen halklar için,geleceğin için maddi ve manevi çıkarların için ne olur. Recep Tayyip Erdoğanın cumhurbaşkanı olmasını sağla , bitsin artık batı emperyalizminin zulmu, dinsin artık akan müslüman kanları, gözyaşları, bitsin zalimin zulmu. Dünya elitlerin değil ezilen büyük çoğunluğun olsun. Ne olur uyan artık. Allah aşkına. Türkiye 30 mart 2014 seçimlerinde uçurumun eşiğinden dönmüştür. Ancak hala uçurumun kenarındadır. Gelin ağustos ayına kadar dik durmaya devam edelim ve kendi ellerimizle Türkiyeyi . tüm islam alemini , tüm türk cumhuriyetlerini ve tüm ezilen toplumları kollayacak, koruyacak,ezdirmeyecek olan Recep Tayyip Erdoğana destek verelim. Allah yar ve yarımcımız olsun.