Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

18 Kasım 2012 Pazar

KAYNAŞLININ YERİ DOLDURULMASI ÇOK ZOR HAYIRSEVER, CÖMERT,KİBAR, KALBİ HİZMET AŞKIYLA DOLU, GÜZEL İNSAN , KİBAR İNSAN, DOST İNSAN, ÇELE MUHTARI SAYIN İRFAN SAKALLIOĞLU HİZMET ŞEHİDİ OLMUŞTUR. CENAZESİ PAZARTESİ GÜNÜ( YARIN )ÖĞLE NAMZINA MÜTEAKİP ÇELE MEZARLIĞINDA DEFNEDİLECEKTİR. BÜTÜN EŞ DOST VE AKRABALARINA BAŞ SAĞLIĞI DİLİYOR. ALLAHTAN RAHMET DOSTLARINDAN DUA BEKLİYORUZ.

15 Kasım 2012 Perşembe

Askeri okula Kur'an dersine onay verildi

Askeri okula Kur'an dersine onay

Genelkurmay Askeri lisede seçmeli Kur'an dersine onay verdi

Genelkurmay, askeri lise lere seçmeli Kuran-ı Kerim, Hz. Peygamber'in hayatı ve temel dini bilgiler dersine onay verdi. MEB kararı ile onurlu yaşam ve inisiyatif sahibi olma konularının işlendiği temel değerler dersi kaldırıldı'' haberlerine ilişkin ''Haberde kaldırıldığı iddia edilen 'Temel Değerler Dersi' Işıklar Askeri Hava Lisesi öğrencileri tarafından tercih edilmiş ve 9'uncu sınıfta haftada bir ders saati olacak şekilde öğretime açılmıştır'' açıklaması yapıldı.

Genelkurmay Başkanlığı 'ndan yapılan diğer açıklamada da, kamuoyunda gündeme getirilen iddiaların aksine TSK eğitim ve öğretim kurumlarının, eğitim birliğine aykırı hareket etmesi ve eğitim-öğretim müfredatında açık veya gizli olarak darbeye yönelik eğitim konularının bulundurulmasının söz konusu olmadığını bildirdi.

Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, son dönemlerde bazı basın ve yayın organlarında, ''askeri okulların Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Yükseköğretim Kurulu'na (YÖK) bağlı olmadıkları, müfredatının ve ders kitap içeriklerinin Genelkurmay Başkanlığınca oluşturulması ve askeri okulların MEB ve YÖK denetleme sistemi dışında olmaları nedeniyle askeri okulların darbeci zihniyetin yetişmesine ortam hazırladığı, bu mahzuru gidermek maksadıyla askeri okulların müfredatının elden geçirilmesi gerektiği'' şeklinde haber ve yorumlar yapıldığının gözlemlendiği belirtildi.

9 Kasım 2012 Cuma

12 KASIM 1999 KAYNAŞLI DEPREMİ

12 Kasım Deprem Anıtı ve Müzesi'nin yeri değişecek

Düzceli depremze kalıcı konuta

kavuşmamalarını eleştiriyor.
12 Kasım depreminin izi silinemedi
Türkiye’yi yasa boğan 12 Kasım depreminin 2. yılında, Bolu ve Düzce’de meydana gelen ağır hasarın izleri henüz silinemedi.
Düzce/Bolu
AA

12 Kasım— Depremde büyük hasar gören Düzce’nin Kaynaşlı ilçesinde kalıcı konut inşaatları hala başlatılamadı. Bolu, Düzce ve Kaynaşlı’da 894 kişinin öldüğü, 4 bin 948 kişinin yaralandığı, 12 Kasım 1999 günü merkez üssü Düzce’nin Kaynaşlı İlçesi olan 7.2 büyüklüğündeki deprem felaketini yaşayan 41 bin depremzede, hala prefabrik konutlardan kurtarılamadı.

HERŞEYİN BAŞI NİYET


HERŞEYİN BAŞI NİYETTİR

 NİYET: Azim ,kasıt,kesin, irade,kalbin bir şeyi bilmesi ,kalbin bir şeye karar verip o işin niçin yapıldığını bilmesi anlamındadır. Niyetin çoğulu ”niyyat”tır.

  İslamda yapılan işlerin ,amellerin değeri niyete göre belirlendiği için , niyetin İslam da çok büyük önemi vardır. Nitekim bakınız Allah(cc) Kuran-ı Kerimde ne buyuruyor.

AYET:”De ki göğüslerinizin içinde olanı(niyetinizi) gizleseniz de , açıklasanız da Allah(cc) mutlaka bilir.(Ali imran-29. ayet) Peygamberimiz(sav) de hadisi şeriflerinde şöyle buyuruyor.

HADİS:’(İnnemel eğmalü binniyat)’Ameller(iş,fiil) ancak niyetlere göredir. Herkes için ancak niyet ettiği şey vardır. Kimin hicreti Allah ve resulune ise onun hicreti Allah ve resulunedir. Kimin hicreti de dünya için veya bir kadınla evlenmek için ise onun hicreti hicret ettiği şeyedir.”(Buhari bedül vahiy 1, iman 4, nikah 5,talak 2,menakibul ensar 45, eyman 23,Müslim imane 155,Ebu davut 2,Tirmizi fezailül cihat 16,Riyazüssalihin 22) İmamı şafii ve birçok alim bu hadisin islamın üçte birini teşkilettiğini ; Fıkhın 70 konusunun bu hadisi şerifle bağlantılı olduğunu nekleder.(sahihi müslim Terceme şerhi A. Davutoğlu İstanbul 1972 -1cilt-sayfa 118)

 ŞU 4 HADİS MÜMİNE YETER

HADİS:Ebu davut şöyle demiştir.Hz. Peygamberden (sav) Beş yüz bin hadis naklettim. Bunlarda hükümler konusunda 4800 hadis seçtim. Züht ve takvaya dair hadislere kitabımda yer vermedim. Bir kimseye islamı öğrenmek ve yaşamak için şu 4 hadis yeter.

1- Ameller niyetlere göredir.

2-Helal ve haram açıklanmıştır.

3-Kişinin kendini ilgilendirmeyen şeyleri bırakması müslümanın güzelliğindendir.

4-Sizden biriniz kendisi için sevip arzu ettiği şeyi mümin kardeşi için istemedikçe mümin olamaz.(A. Davutoğlu4 cilt.-sayfa 118-119)

  Kıymetli okuyucularım. Ameller niyetlere göredir hadisi şerifi İslamın ilk şartıdır. Nitekim kelime-i şehadet getiren kimsenin niyeti Allah ve resulune inanmak değilse islamın ilk şartını yerine getirmemiş, islama girmemiş olur.Bütün ibadetler,fiiller,ameller,işler,her türlü fiil ancak niyetle değer kazanır. Niyet olmadıkça bunların hiçbirisi yoktur.

 NİYETİN ÖNEMİ

   Niyet o kadar önemlidir ki Bir insan yiyip içerken niyeti kuvvet kazanıp Allaha ibadet etmek, sağlıklı olup dine vatana insanlara faydalı olmak olursa onun yiyip içmesi ibadet olur. Yok eğer niyeti, yiyip içmesi, günah işlemek için kuvvet kazanmak olursa ve bu kötü niyeti gerçekleştirirse günaha vesile olması sebebiyle azap olur. Nitekim Peygamberimiz(sav) buyurduki.

HADİS:Allah(cc) iyiliklerin ve kötülüklerin yazılmasını(meleklere) emretti. Sonra şöyle buyurdu. ” Kim iyilik yapmaya niyet eder, Fakat yapamazsa; Allah(cc) onu kendi katında tam bir iyilik olarak olarak yazar. Eğer o iyiliği yapmayı diler. ve o iyiliği yaparsa Allah onun defterine 10 kattan 700 kata kadar veya kendi taktir ettiği kadar sevap yazar. Şayet bir kötülük yapmaya niyet eder ve sonra vazgeçerse Allah onun amel defterine o kötülüğü yapmadığı için 1 sevap yazar. Eğer o kötülüğü hem niyet edip hem yerine getirirse Amel defterine sadece 1 günah olarak yazar.(Buhari- müslim ,Riyazüssalihin sayfa 28)

Kıymetli okuyucularım bakınız Cenabı hakkın rahmetine bir insan sevap kazanmaya niyet ederse o sevabı yapmasa bile niyeti iyi olduğu için yani hüsnü zan sahibi olduğu için sevap kazanıyor. Aynı kişi günah kazanmaya niyet edip sonradan vazgeçerse vazgeçtiği için yine sevap kazanıyor. Allahım sen ne büyüksün sen rahmansın,rahimsin, ğufransın. merhamet sahibisin. Sana ne kadar şükretsek azdır.

 ŞEHİT OLMAYA NİYET EDEN ŞEHİT SEVABI ALIR.

 Kıymetli okuyucularım bakınız başka bir hadisi şerifte Peygamberimiz(sav) ne buyuruyor.

HADİS:”Allah(cc) sizin gövdenize veya dış görünüşünüze bakmaz. Fakat kalbinizdeki niyetlerinize bakar.” Bazen niyet amelin önüne geçer . çeşitli sebeplerle işlenmeyen amel niyet sebebiyle sanki işlenmiş gibi ecir kazanır.Zeyd bin Sabitten Peygamberimiz(sav) in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir.

HADİS:”Nisa suresi 95 ayet indiği zaman ki bu ayette şöyle buyrulur.

AYET: ‘’(Müminlerden savaşa katılmayıp oturanlarla .Allah yolunda savaşıp mallarıyla canlarıyla cihat edenler bir değildir’’.(nisa-95) Ayeti inince Bu sırada kör olan İbni Mektum gelerek Ey Allahın resulu cihada gücüm yetseydi bende gider düşmanla savaşırdım.dedi. Bunu üzerine Allah(cc) aynı ayetin devamında ” Özürlü olarak savaşa katılamayıp oturanlar istisnadır ”(nisa-98) ayeti indi.(Buhari cihat 94, Tefsirül sure 4/18, Tirmizi tefsirul sure 4/19,Ahmet bin hanbel 5. cilt sayfa 184, tecridi sarih Ankara 1984-294) Buna göre ecirleri sebebiyle savaşa katılmayanlar .sırf iyi niyetleri yüzünden savaşa katılanların ve şehit olanların sevabını almaktadırlar. Bakınız hadisi şerifte peygamberimiz bunu açıkça ilan ediyor.

HADİS:”Şehit olmayı samimi olarak isteyen kimse evinde oturuyor ,normal yatağında yatıyor olsa bile şehit sevabı alır.(Müslim imame-156-157,Davut istiğfar -vitr-26,Nesai cihat-36,ibni mace cihat-15,ahmetbin hanbel 1.cilt-399)

 NİYETSİZ İBADETLER KABUL OLMAZ

Kıymetli okuyucularım ibadetler niyetsiz kabul olmaz. Niyetsiz tutulan oruç perhiz olur diyet olur. Niyetsiz kılınan namaz spor olur. Bütün ibadetler böyledir.Peygamberimizin(sav) şu hadisi ile bitirelim.

HADİS:”Kıyamet günü aleyhine hükmolunacak halkın birincisi şehit edilen bir adam olacaktır. O kimse huzura getirilir. Allaha yarabbi ben senin rızasın için döğüşüp şehit oldum der. Allah(cc) hayır yalan söylüyorsun senin niyetin benim rızamı kazanmak değil kahraman olarak anılmaktı. Nitekim kahraman olarak ta anıldın yani niyetin gerçekleşti. Atın bunu cehennme buyurur. İkincisi Yarabbi ben senin rızan için kuran okudum, ilim öğrendim, ilim öğrettim, der. Allah(cc) sen yalan söylüyorsun senin niyetin benim rızamı kazanmak değil; maddi manevi çıkar sağlamak. ne büyük alim, ne güzel okuyor okutuyor desinler ve çıkarım olsun istedin. niyetini karşılığınıda aldın. Sana alim dediler. Para verdiler mal verdiler kızlarını verdiler. şan şöhret kazandın .el üzerinde tutuldun. Atın bunu cehenneme buyuracaktır .Üçüncüsü yarabbi senin rızan için malımı mülkü fakirlere dağıttım. sadaka verdim. Hayır işledim cami, köprü yaptım. diyecek . Allah(cc) hayır sen yalan söylüyorsun sen benim rızam için değil ne kadar cömert adam desinler, itibarım artsın ticaretim artsın reklamım olsun. diye yaptın; niyetinde gerçekleşti. sana cömert dediler . itibarın arttı ticaretin çoğaldı. Karşılığını aldın atın bunu cehenneme buyuracak böylece bu 3 kişi cehenneme atılacaktır.(Buhari-Müslim Riyazüssalihin-sayfa 963)

7 Kasım 2012 Çarşamba

İSLAMDA BİLİM


İSLAMDA BİLİM

Kuran- kerimin bilme ve ilme verdiği önem çok büyüktür.Daha önemlisi Kuran-ı kerim bilim ve teknolojinin öncüsüdür.Bunun böyle olduğuna dair. Çok örnekler verilebilirse de şimdilik bir örnek verelim.Bakınız

AYET: ‘’Kitaptan (Allah tarafından verilmiş) bir ilmi olan kimse ise: Gözünü açıp kapamadan ben onu sana getiririm, dedi. (Süleyman) onu (melikenin tahtını) yanı başına yerleşmiş olarak görünce: Bu, dedi, şükür mü edeceğim, yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınamak üzere Rabbimin (gösterdiği) lütfundandır. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur, nankörlük edene gelince, o bilsin ki, Rabbimin hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, çok kerem sahibidir. (Neml.39-40) Bu ayette süleyman (as) cinlere değil dikkatle okuyun ayeti lütfen Alim birine göz açıp kapatıncaya kadar.Binlerce kilometre öteden Belkısın tahtını getirtmiştir. İşte o gün mucize sayılan olayı; batılılar örnek alarak ışınlamayla seyahat imkanlarını araştırıyorlar. Ve mutlaka da bulacaklar. Çünkü kuran-ı kerimde hiçbir olay iş olsun diye anlatılmaz.Her anlatılan hikayede ,mucizede ve konuda ibret alanlar için nice hikmetler vardır. ki bu cümle bana ait değil Kuranı kerimde belki yüz kez tekrarlanır.Bu ve bunun gibi birçok ayet ilme ve bilime öncülük etmiştir.Ama ne yazık ki bazı yobazlar.Kuran-ı kerimi anlaşılması imkansız. luzumsuz hikaye ve masallarla dolu gerici, çağdışı,Ayetlerinin anlamını kimsenin bilemiyeceği  te’vil ve tefsiri imkansız.Bir kitap olarak görme ve gösterme çabasındadırlar.Bildiğiniz gibi Kuranın ilk emri oku olmuştur.Bakınız AYET:(Alak.1-4)Hiç ilme ve bilme karşı olan bir kitap oku emriyle başlarmı?Bu ayetleri okuduğumuzda görüyoruzki ilk emir oku ikinci emir de yaz olmuştur. Demek ki Kuran-ı kerim sadece okuma değil yazmaya da öncelik vermektedir. Peki kim yazar alim yazar cahilin yazma gibi bir fiili olamaz .Dolayısıyla Kuran daha başta okuyan ve yazan ilim adamlarının yetişmesini istemektedir.Aklıma bir deyim geldi”Ne anlatırsın renkleri ince ince köre; konuşun her kişinin aklına göre”Bizim gören körlerle işimiz yok bizim art niyetli çıkarcılarla işimiz yok. Bizim at gözlüğü takmış yanlızca döndüğü tarafı görenlerle işimiz yok.Kuran- kerim ilim ve teknelojiyi elde etmenin ve öğrenmenin en değerli aracı olan akıl,kalp,ve onlara bağlı organların çalıştırılmasını ister.

AYET:(Hac.46)”Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı? ki orada olanların akledecek kalpleri,işitecek kulakları,olsun.Ama yanlız gözleri kör olmaz. Fakat göğüslerinde olan kalpleri de körleşir.

AYET:(Nahl.12)”Geceyi gündüzü güneşi ayı sizin istifadenize vermiştir.Yıldızlarda onun buyruğuna boyun eğmiştir.Bunlarda akleden kimseler için ibretler vardır’

AYET:(Müminun.80)”Diriltende öldürende odur.gece ile gündüzün birbiri ardından gitmesi de onun emrine bağlıdır.Düşünmezmisiniz?.”İlk ayette dolaşın gezin ibret alın diyor. ikinci ayette geceden gündüzden ve yıldızlardan bahsediyor.Ve bunlarda ibretler var diyor.İnceleyin diyor. Araştırın diyor. Daha nedesin ?Üçüncü ayette de gece ve gündüzden bahisle düşünmez misiniz? buyruluyor.Ama bizimkiler ne diyor Düşünmeyin, araştırmayın ,anlamayın, ibret almayın diyor öyle değil mi?.Ve bakın Kuran-ı kerim alime dolayısıyla ilme ve bilgiye ne kadar büyük önem veriyor.

AYET:(Zümer.12)”Hiç bilenlerle bilmeyenler eşit( bir) olur mu”Şimdi de peygamberimizin sözlerine bakalım.

HADİS:Peygamberimiz(sav) buyurduki ”ilim ve hikmet müminin yitiğidir.nerede bulursa onu alır.(Ettaç.e halebic.1s.58)”

HADİS:”Dünyayı isteyen ilme sarılsın Ahireti isteyen ilme sarılsın.Hem dünyayı hem ahireti isteyen yine ilme sarılsın.”(Et Taç.c.1.s.22)

HADİS:İlim aramak her müslümanın üzerine farzdır.(feyzül kadir.c.1.s1543)

HADİS:İlim Çinde bile olsa gidip alınız.(Feyzül kadir.c.1.s.543)Görüldüğü gibi kuran ve sünnet ilme çok büyük önem vermiştir bırakın önemi teşvik ve öncülük etmiştir.Müslümanların okuyup araştırmasını gezerek ibret almasını,kainatın sırlarını öğrenmesini icatlar yapılmasını ilim öğrenmek için kafir ülkelere gidilmesini kafirlerİn ilim öğrenilmesini emretmiştir .Bizimkiler ne yapmış gavur yazısıdır diye tam 400 yıl matbaanın Türkiyeye girmesini engellemişler. Müsümanların 400 yıl geride kalmalarına sebep olmuşlardır. Nasıl kızmazsınız? sayın okurlarım çok agresifsin diyorlar. Nasıl çıldırmazsınız okuyucularım lütfen beni anlayın.Kuranın dediği bu kadarda değil Kuran diyor ki ilim öğrenenler daha dindar olur daha çok Allahtan korkar diyor.Yani ilim öğrenmenin ibadet olduğunu söylüyor ki o konuya yeri geldiği zaman değinilecek inşaallah. İşte ayet

AYET:(fatır.28)”Allahın kullarında ondan en çok korkanlar ancak bilginlerdir.”

Sayın okurlarım bugün gençliğimize vereceğimiz en büyük hediyelerden biride geçmişinden utanan ,geçmişini küçük gören ,batı hayranı,vatanına ve dinine düşman hiristiyan ve yahudi hayranı olan gençlerimize ,benliğimizin ve medeniyetimizin bir parçası olan bilim ve teknoloji sahasında geçmişteki büyüklüğümüzü hatırlatmaktır.Başta Türkiyemiz olmak üzere bütün islam memleketlerinde yaşanan batı hayranlığı hastalığı kendimizi unutturmuştur.Batılılar 18.yüzyıl sonlarında başlayan emperyalist emellerinin siyasi devamını sağlayabilmek için müslümanlara kendi üstünlüklerini telkin edici çeşitli vasıtalar kullanmışlardır.Bunların en etkilisi kültürel olanıdır.bunun içinde her şey batıda vardır.Her büyük şahsiyet ilim ve bilim adamı batıdan çıkar. Fikrini gerek kendi okullarında eğittikleri ve kendilerine hayran olarak yetiştirdikleri gerekse basın yayın ve çeşitli yollarla, ve misyonerlik faaliyetleri ile müslüman topluma empoze etmişlerdir.Bu nedenle bırakın batıyı tüm müslüman ülke okullarında matematik bölümünde okuyan her öğrenci paskalı tanır ve bilirken matematik tarihinin en önemli simalarından olan batılı bilim adamlarının hocaları olan. havariz miyi hiç bir öğrenci tanımaz.Ömer hayyamı kimse tanımaz.bilmez.bir einstein(aynştayn)ı herkes fizik alimi olarak tanır bilir. Ama büyük fizikçi El kindi yi kimse tanımaz.Biyolojide bir lamark,darwin çok iyi tanınır ve bilinir ama Fakat onlardan yıllar önce bu teorilerin en idialini ortaya atan El Nazzam,El cahiz; ElBiruni yi kimse tanımaz.Tıp ilminin kurucusu İbni Sinadan kimse bahsetmez. ne acı ne garip değil mi? Sayın okurlarım kesinlikle şu bilinmelidir ki batı medeniyet ve teknolojisinin temelinde islam bilim ve teknolojisi yatmaktadır.Ve batı bilimi ve ilmi aldıkları islam alimlerine biz müslümanlardan daha fazla değer vermektedir.Fransanın başkenti paristeki tıp fakültesinde İbni Sinanın büstünü görürsünüz.Türkiyedeki tıp fakültelerinde var mı bilmiyorum.Belki ordan görüp utanmış bizimkilerde ibni sina köşesi açmıştırlar.16. yüzyıl müşteşriklerinden G.Cordano meşhur alim El Kindi yi Dünyanın en büyük 20. ilim adamı olduğunu söylemiştir.

 Sayın okurlarım Burada hemen belirtmeliyim ki müslüman bilim adamlarının ortaya attığı birçok görüşün,teorinin,ve icadın çoğu hala bugün geçerliliğini korumaktadır.Bunlardan bazıları bugün için küçük şeyle olarak görünebilirler.Ama unutmayın ki bugünkü teknoloji ilk icadı yapan islam aliminin icadının üzerinden yürümektedir.Mesela 0(sıfır)ı bulan icat eden islam alimleridir ayrıntıları az sonra vereceğim. sıfır rakamının bulunması bugünün teknolojisinin kaynağını oluşturmaktadır.Bilgisayar uzmanları çok iyi bilir. bilgisayarın ana kurulumu sıfır üzerinedir . Yani sıfır icat edilmeseydi bugün bilgisayar icat edilemiyecekti. sadaece bilgisayarmı,uçaklar,füzeler,onlarca bilinmeyenli denklemler ,istatistikler.bilançolar muhasebe,matematik,v. b her gördüüğünüz teknoloji o ilk icat edilen o(sıfır) sayesinde olmuştur. ve bugünkü teknik bile yüzyıllar önce bulunan sıfırın yerine bir başka rakam veya işaret koyamamaktadır. Kimmiş bilimde,teknikte,ilimde öncü hayretler içinde kalacak okuduklarınıza inanamıyacaksınız.

LİNEER VE KUADRATİK DENKLEMLER: Bu denklemleri günümüze kadar gelen şekliyle ilk bulan Harizmidir.(kaynak: islamda bilim ve teknoloji pr.dr.M.albayrak)

İNTEGRALLER:İntegral teoremlerini ilk keşfedenNASRUTTİN TUSİ(1201-1274)İslam aleminin son devir ansklopedik alimlerindendir.Matematkci,astronomist,fizikçi,mantıkcı,filozof ve kelamcı olan bu alim.Tus şehrinde doğdu.ibn.yunustan matematik dersleri aldı. felsefede İbni Sinanın yolunu takip etmiş,sonra Kuhistana gelmiş. ve Hulagu han İranı fethedince onu yanına müneccim olarak almıştır. meşhur Maraga rasathanesini kuran kişidir.eserleri(tezkire,et tecrid,kitabul cebir,kavaidül hendese,kitabul fusul,tenhisul mahassal)integral teoremlerini yıllar sonra fransız fizikçi fermat kendisine mal etmiştir. her konuda olduğu gibi onun adıyla anılır olmuştur.

POZİTİF RASYONEL SAYILARI BULAN EL KERHİ DİR:(1019-1129)Ebu Bekir Muhammet İbnul Hasan Bağdatın kerh kasabasında doğmuştur.en büyük eseri (kitabul kafi fil hisabtır)Bu kitap 1880 yılında Ad hochheim tarafından almancaya çevrilmiştir

.BİNOMİNAL DENKLEM:Batı tarihçiler bu denklemi newtonun bulduğunu iddia ederler.Halbuki newtondan yıllar önce newtonun doğum tarihi(1662)keşaninin ölüm tarihi(1436) yani en az 200 yıl önce bu denklemi bulmuştur.

EL KAŞANİ:(ölüm 1436)”Gıyasettin cemşit el kaşani 14 yüzyılda yaşayan türk asıllı matematikci,tıp ve astronomi alimidir.Uluğ beyin Semerkanttaki rasathanesinde Uluğ beyin Ali kuşcu ile bereber hem talebesi olmuş hem de bilim arkadaşlığı yapmıştır.(Erisaletül muhitiyya ) eserinin yazarıdır.Onun en meşhur eseri (Miftahul hisabtır.)

KUBİK DENKLEMİ KUADRATİTİK DENKLEME İNDİRGEYEN ÖMER HAYYAMDIR:(1038-1123)Büyük islam matematik ve geometrikcisidir.1038 de Nişaburda doğdu Melikşahın isteği üzerine Gregoriandan daha kullanışlı ve bugün İranda kullanılan celali takvimini icat etmiştir.Başlıca eserleri (El cebr vel mukabeleh,el kanun vel teklif,el vucut,rubaiyattır.)

TRİGONOMETRİYİ BULAN EL BATTANİDİR:(858-629)Latinlerce Albategnius,albatenius diye tanınan battaninin tam adı (Ebu Abdullah Muhammet ibni Cabir ibn sinan el Battani)dir.Harranda doğdu Samarada öldü eserleri birçok dile çevrilmiş Kopernike ilham kaynağı olmuştur.

Pİ SAYISI(3.14)NI BULAN GIYASUTTİN CEMŞİT EL KAŞANİDİR.

DÜNYANIN DÖNMESİ VE YER ÇEKİMİNİ BULAN EL BİRUNİDİR:(973-1051)Harzemşahların başşehri kaş şehrinde doğdu.Gazneli Mahmut tarafından saraya alındı eserleri(Kitabül kanunil mesudi,kitabul tahdid,dir. Biruninin icadını tekrarlayan Galile bildiğiniz gibi kliise tarafından aforoz edildi.El biruniden sonra,Essicci,ez zerkali,ibn Tufeyl,ibni Rüşt bu iddiayı sürdürmüşler. ve bunlardan bu bilgileri alan el Bitruci dünyanın döndüğünü ilan ediyordu.

MİKROBU AKŞEMSETTİN ,AMERİKAYI PİRİ REİS BULDU

PİRİ REİS: 1513 yılında dünya haritasını çizmiş o haritada kuzey ve güney Amerikayı ve Antartikayı göstermiştir.Antartikanın varlığını bundan 300 yıl sonra yani 1820 yılında Amerikan ve Rus denizciler tarfından farkedilebilmiştir.

PİRİ REİS:(1465-1553)Büyük türk denizcisi ve bilim adamı Piri reis Gelibolu da doğdu.Asıl adı Ahmettir.Yavuz Sultan Selim zamanında donanmada çalışmış bir çok savaşa katılmıştır. Piri reisin hartası halen elimizde bulunmaktadir.kitabın adı (Kitabı Bahriyye)dir.

MEKANİK SAAT:Harun keşidin Charlemagne(şarlman)a gönderdiği saatin varlığı saati ilk icat edenlerin müslümanlar olduğunu göstermektedir.(706-714) yılları arasında Ümeyye(Şam) camisinde saat olduğu bilinmektedir.ilk büyük rakkasli saati icad eden(Ebu Sait Abdurrahman ibn Yunus El misri)(ölüm.1009)olduğu bilinmektedir.

HASSAS TERAZİLER.CİSİMLERİN YOĞUNLUK VE ÖZGÜL AĞIRLIKLARINI ÖLÇMEK İÇİN KİMYA FİZİK LABARATUVARLARINDA KULANILAN İLK HASSAS TERAZİLER( ER RAZİ, EL BİRUNİ VE EL HAZMİ) TARAFINDAN BULUNMUŞTUR.

İLK UÇMA MAKİNESİ:9 yüzyıda( İbn .Firnas)(ölüm888)İki kanatlı uçma makinesini Kurtuba yakınındaki bir tepeden başarıyla uçarak yapmıştır.Ondan 200 yıl sonra el Cevheri(ölüm1002)barut rektörlü bir füze icat etmiş ve galata köprüsünden doğancılara uçmayı başarmıştır.En son denemeyi Hazerfan Ahmet Çelebi yapmıştır.

PİKNOMETRE(yoğunluk ölçme aleti)İN İCADI:İlk yoğunluk ölçme aletini BİRUNİ icat etmiştir.Biruni önce yoğunluğunu bulmak istediği elementi terazide dikkatlice ölçer.Sonra su dolu konik alete kor.Elementin konideki açılmış özel delikten taşırdığı suyu alır.Ve ölçer.Sonra ilk ağırlığı oranlar.Böylece o elementin yoğunluğunu bulurdu.Bugünkü modern yoğunluk aleti onun yaptığının geliştirilmişinden başka şey değildir.

MİKROBUN VE BULAŞICI OLDUĞUNUN KEŞFİ:Mikrobu bulan kimdir? diye lise öğrencisine sorsak hiç tereddütsüz Pastör diyecektir. Halbuki Pastörden 400 yıl önce yaşamış Büyük tabip AKŞEMSETTİN Mikrobu bulmuştur.Akşemsettin mikroba tohum adını vermiştir.Nitekim Pastörde ilk defa türkçede tohum anlamına gelen fransızca” Germe”kelimesini kullanmıştır.Bu dikkate değer ayrıntıdır.Akşemsettin mikroptan (Madetül hayat)adlı kitabında şöyle bahseder .”Cümle hastalıkların çeşitli şekilleri itbariyle bitki ve hayvanlarda olduğu gibi tohumları ve asılları vardır.ot tohumu ve kökü gibi ve babadan anadan kalıtım ile geçen hastalıklardan bazıları ki bunlar nikris,cüzzam,ve gahiçe gibi yedi yıldan sonra yeniden zuhur eder Yiyecek ve içeceklerden hasıl olan hastalıkların tohumları tez gelişip büyürler.(Akşemsettinmaddetül hayat.s.50)Akşemsettin bu sözleri ile sadece mikrobun varlığından bahsetmiyor.aynı zamanda ilk defa (HİERONYMUS FRACASTER)(1483-1553) den tam 50 yıl önce mikrobun irsi ve bulaşıcı olduğunu tesbit ediyordu.

AKŞEMSETTİN(1390-1459)Büyük türk tabibi ve mutasavvıfı asıl adı(Mehmet bin Hamzadır)Şamda doğdu 7 yaşında Amasyanın Kavak ilçesine geldi.Hacı bayram veliye bağlandı sonunda onun halifesi oldu İskilipe yerleştikten sonra Bolunun Göynük ilçesine yerleşti türbesi ordadır.(Bedenler tabibi,ruhlar tabibi olarak ünlendi 2. Murat devrinde saraya yerleşti.Fatih Sultan Mehmete hocalık yaptı.İstanbulun fathinde katkıları oldu.

 Evet sayın okurlarım biraz dertleşelim gene tesadüfe bakın ki matbaanın Avrupa da kullanılmaya başlaması 1430 yılında olmuş . Türkiyeye 1833 yılında girmiş ve 50 matbaa ta1948 tarine kadar 500 olabilmiş bugün her ilçede en az 10 matbaa olduğunu düşünürseniz. ve o günkü Osmanlı topraklarını göz önüne alırsanız. Matbaayı sadece gayri müslimlerin kullandığını kolayca anlarsınız. Ee 1948 yılına kadar doğru dürüst matbaa kullanmayan müslümanların Akşemsettinin belki bir iki tane çoğaltılmış kitaplarına ulaşması mümkün müdür. O günkü hayat şartlarını ve vasıta sorunlarınıda göz önüne alırsak Akşamsettinin kitabını ecnebiler bastırdılar ve onun kitabında yazan mikrobu ondan 400 yıl sonra Pastör bulmuş gibi dünyaya lanse ettiler. Hala da öyle bilinir .Yanınızdaki gence sorun oğlum, kızım, kardeşim neyse mikrobu kim buldu Pastör baba, ana ,abi neyse.Sayın okurlarım yırtınmamın çırpınmamın sebebini anlıyor musunuz.Müslümanları mahvettiler, perişan ettiler, Allahım sen herşeye kadirsin kahret böylelerini,Şu müslümanların üzerindeki kara bulutları kaldır yarabbi şu cehaletten bizleri kurtar yarabbi.Din düşmanlarına fırsat verme yarabbi, Şu müslümanlara uyanmak nasip eyle yarabbi, Şu müslümanları özüne döndür yarabbi.Amin.

İSLAMDA KOMŞU HAKKI


İSLAMDA KOMŞU HAKKI

 KOMŞU: Ev,işyeri,arazi,köy,şehir,ve ülke bakımından yakın olanların birbirlerine göre aldıkları ada denir. Ailemizden sonra en yakın sosyal çevremizi komşularımız oluşturur.İyi veya kötü günlerimizde şartlar en yakın çevre ile teması gerektirir. Darlık zamanında yardımlaşma normal zamanlarda ziyaretleşme, sır sayılan halleri gizleme birbirinden halinden etkilenme , hatta komşunun mülkünü satın almada öncelik hakkına sahip olma ,(şufa) komşulukla ilgili bir dizi hak ve sorumlulukların kaynağını teşkil etmiştir. Dinimizde komşu hakları o kadar önemlidir ki Allahın yasakladığı şeylerin tamamı (dedikodu,iftira,kibir,haset,laf taşıma(koğuculuk),alay etme,kin besleme,dargınlık v.b)komşular içindir.Aynı şekilde dinimizin güzel gördüğü şeylerin tamamı da (iyilik etmek,güler yüzlü olmak,yardımlaşma,sadaka,hüsnü zan(iyi niyet),cömertlik v.b)de komşular içindir.Cenabı hak komşu haklarına o kadar önem vermiştir ki komşunu evine girerken bile nasıl davranmamız gerektiğini bize bildirmiştir.Bakınız Allah (c.c) Kuran-ı kerimde ne buyuruyor.

AYET:Ey iman edenler. Kendi evlerinizden başka evlere (komşunun evine) Vardığınızda geldiğinizi farkettirip (izin alıp) ev halkına selam vermedikçe (o evlere) girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır. Herhalde bunu düşünüp anlarsınız.orada hiç kimse bulamadığınızda size izin verilinceya kadar oraya girmeyin.Eğer size geri dön denilirse hemen dönün (gücenmeyin)çünkü bu sizin için daha güzel davranıştır.(Nur-27-28)

Peygamberimiz (sav) de buyuruyorki.

HADİS: Cebrail(as) Durmadan bana komşuya iyilik yapmayı tavsiye ederdi.Bu ısrarlı tavsiyeden nasıl ki evlat ana babasına mirasçı oluyorsa komşu da komşuna mirascı olacak zannettim(mazale cibrilu yusinu bil cari hatta zanentü ennehü seyuverrisehu)(Buhari Edep-28,Mülim Birr ve sıla,140-141,Tirmizi Birr-28,İbni mace edep-4, Riyazüssalihin sayfa -243)

İşte komşu hakkı bu kadar önemli bir haktır. Bir müslümanın başkalarına zarar vermemesi herkese iyilik yapması en önemli ahlaki görevlerindendir. Resulullah(sav) buyurdu ki. HADİS: Müslüman diğer bir müslümanın elinden ve dilinden emin oldukları kişidir.(Buhari iman-3-4, Müslim iman-64-66 ) buyurmuştur. Komşularına zarar verenlerin imansız olduklarını bize peygamberimiz(sav) haber veriyor.

HADİS:Vallahi iman etmemiştir. Vallahi iman etmemiştir. Vallahi iman etmemiştir. diye 3 kez buyuran peygamberimiz(sav) yanındakiler kim ya resulullah ? diye sordular Oda buyurduki.”Komşusu belalarında emin emin olmayan kimse ; komşusuna zarar veren kimse Vallahi iman etmemiştir.buyurmuşlardır.(Rizyazüsalihin-sayfa-244,Buhari -edep-29,Müslim iman 73,Tirmiiz kıyame-60,Ahmet b. hanbel1. cilt-387-2. cilt-288) Allaha ve ahirete imanın komşuya iyilikle mümkün olduğunu bakın Resulullah(sav) nasıl açıklıyor.

HADİS:Kim Allaha ve ahiret gününe inanıyorsa komşusuna iyilik etsin.(Buhari-Müslim-Riyazüssalihin-sayfa 246)

 İSLAMDA KOMŞU HAKKI

Komşusunun kendi üzerinde ne gibi hakları olduğunu soran bir sahabeye peygamberimiz(sav) şöyle cevap vermiştir.

HADİS:” Komşun hastalanırsa ziyaretine gidersin,Vefat ederse cenazesine katılırsın, senden borç isterse borç verirsin, darda kalırsa yardım edersin, başına bir felaket gelirse teselli edersin,Evinin damını onunkinden yüksek tutmaki onun rüzgarını kesmeyesin,Ya senin  ne pişirdiğini bilmesin yada pişirdiğinden ona da ver.(Kandehlevi-3. cilt-sayfa-1068) Peygamberimizin hadisi şeriflerinden ve ayeti kerimelerden komşuya nasıl davranmamız gerektiğini maddeler halinde sıralarsak.

KOMŞULARA  KARŞI GÖREVLERİMİZ

1-Komşularınıza karşı tatlı dilli, güler yüzlü olmalı onlarla karşılaştığımızda selam vermeli hal ve hatırını sormalı, neşesini,sevincini,kederini ve üzüntüsünü paylaşmalıyız.

2-Sağlık ve hastalıklarında ,üzüntü ve kederlerinde,sevinçlerinde , mutluluklarında,düğün ve bayramlarda, kutlamalarda, kendilerini ziyaret etmeli; Cenazesinde  bulunmalı, davet ettiğinde davete katılmalı, komşunu çoluk çoçuğunu hor ve hakir görmemeli, kendi çoluk çoluk çoçuğumuz gibi sahip çıkmalıyız.

3-Komşumuza ikramda bulunmalıyız nitekim Peygamberimiz(sav) şöyle buyuruyor.

HADİS:”Komşusu açken kendisi tok olarak sabahlayan kimse bizden değildir.(Müslim- iman-74,Birr ve sıla-142,Ahmet b. Hanbel -155)

HADİS:” Ya eba zer: Çorba pişirdiğin zaman suyunu çoğaltta komşularına da ver.(Riyazüssalihin Müslim sayfa-244)

HADİS.:Ey müslüman kadınlar komşu komşunun iyiliğini, ikramını koyun paçası bile olsa az ve hakir görmesin komşuya versin(riyazüssalihim-Buhari-Müslim-245)

4- Fakir ve muhtaç komşuların yardımına koşmalı maddi ve manevi yardımda bulunmalı, borç istediğinde borç vermeli ,işsiz olan komşuya iş bulmalı,yaşlı komşuya işinde yardımda bulunmalıdır.Bakınız(Ebu davut-zekat-25,malik- zekat 29, Ahmet b. hanbel müsnet- 3. cilt sayfa 31-40)

5- Komşuda olup bitenleri araştırmamalı ayıp ve kusurları orataya çıkarmamalı bize hatalı davrandıysa affetmelidir. Allah(cc) buyuruyor ki(vela tecessesü(ayıpları araştırmayın)

6- Komşunu evine bahçesine malına, mülküne ,tecavüz etmemeli ,bozmamalı,yıkmamalı,çalmamalı , komşuyu döğmemeli, küfretmemeli,zorla elindeki almamalı, sınırına tecavüz etmemeli, arazisine veya kapısına çöp atmamalı,gölge yapan ağaç dikmemeli,gürültü yaparak komşuyu rahatsız etmemeli., televizyonu teybin sesini fazla açmamalı,hayvanlarına,çocuklarına zarar vermemelidir. Özetle kendine yapılmasında hoşlanmadığın şeyi komşuya yapmamalıdır. Komşunun namus ve ırzına göz dikmemeli, kapı aralarından veya camdan gizli gözetlememeli, Onun karısını ve kızını kendi namusu gibi kollamalı ve gözetmelidir. Komşunun hanımıyla zina etmek ise en büyük günahtır. Peygamberimiz(sav) buyurdu ki.

HADİS:’Adam öldürmekten daha büyük günah nedir? Bilir misiniz.”Komşunun karısıyla zina yapmak. Komşusununn karısıyla zina yapanın günahı 10 kadınla zina yapanın günahından daha büyüktür.(Buhari -tefsir-2-3,Müslim iman-142,Ebu Davut-50)

7-İyi bir komşu olmalı evini arazini satarken önce komşuya teklif etmelidir.(şufa hakkı) Senin yerinden yol,su,v.b arazinden geçmek isteyen komşuna engel olmamalısın Peygamberimiz(sav) buyurdu ki.

HADİS:’Satmak istediğin evi ,arsayı, komşuna sormadan satamazsın. Zaruri ihtiyaç için yol,su v.b arazinden geçmek isteyen komşuna engel olamazsın.(Tirmizi-ahkam-31,Ebu davut büyü-73,İbni mace şufa-1. cilt- sayfa-2)

Sayın okurların konuya son verirken Şu ayetle son veriyorum.

AYET:”Yakın komşuna ve uzak komşuna mutlaka iyilik et(vecarizil gurba velcarilcunubi)(Nisa suresi- ayet)

1 Kasım 2012 Perşembe

MEMUR ADAYLARI DİKKAT

Memur olmak isteyenler dikkat!

01.11.2012 13:18:41Yorum

Devlet Personel Başkanlığı memur alım tarihini açıkladı...




Devlet Personel Başkanlığı memur alım tarihini açıkladı.

İş güvencesi ve sağladığı mali imkânların her geçen gün artması memurluk talebinde patlama meydana getirdi.

19-28 KASIM'DA ATAMALAR YAPILACAK

Milyonlarca lise, üniversite mezunu Kamu Personel Seçme Sınavları'na (KPSS) sınavlarına yönelirken genç adayların 2012 için beklediği atama tarihi de netleşti. Devlet Personel Başkanlığı, ikinci yerleştirmeleri 19-28 Kasım arasında yapacak.

Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre son 10 yılda 316 bini öğretmen olmak üzere toplam 908 bin kişi memur oldu. En büyük alım 140 bin memurla geçen yıl olurken, bu yıl kamuya 70 bin kişi alındı. Gelecek yılın bütçesinde ise 9 bin personel alımı öngörülüyor. Bütçeden kamu çalışanlarına ayrılan pay geçen yıl yüzde 28'e bu yıl da yüzde 30'a ulaştı. Haziran ayında, KPSS sınav sonuçlarına göre kamu kurum ve kuruluşlarına toplam 17 bin 387 kadro ve pozisyon için yerleştirme talebinde bulunuldu.

20 bin memur alımı yapılacak
Gelen talebin yüzde 16.73'ü orta öğretim, yüzde 27.47'si ön lisans ve yüzde 56'sı da lisans düzeyinde oldu. Bu yıla ilişkin ikinci atamalar ve tercihlerin ne zaman yapılacağı en çok merak edilen konu.
Bu yıl için öngörülen 70 bin memur alımı kapsamında yılsonuna kadar da 20 bine yakın alım gerçekleşecek.