Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

23 Haziran 2014 Pazartesi

BAŞBAKAN KEMAL KILIÇDAROĞLUNA GENEL MÜDÜR DEMEKTE HAKLIYMIŞ

           BAŞBAKAN KEMAL KILIÇDAROĞLUNA GENEL MÜDÜR DEMEKTE HAKLIYMIŞ

  Sayın başbakan uzun süredir Chp genel başkanı sayın Kılıçdaroğluna genel müdür diye hitap etmektedir.Bazı kesimler bunu bir hakaret olarak nitelendirmektedirler. Bizlerde doğrusu buna pek anlam veremiyorduk. Meğer sayın başbakan bu yakıştırmayı bile bile yapıyormuş.Malum Genel müdür ün görevi başında bulunduğu kurumu sahipleri adına yöneten demektir.  Sayın Kılıçdaroğlu aylardır. Cumhurbaşkanı adayını tesbit amacıyla Bütün siyasi partilerle, sivil toplum örgütleri ile toplantılar yapmıştır. Sadece o değil sayın Bahçelide aynı yolu denemiştir. Biz bu toplantıların istişare amaçlı olduğunu, birlikte karar alma, fikir alışverişi olduğunu zannederken.Bu toplantıların bir dayatma, bir ikna turları olduğunu anlamış bulunmaktayız. Her toplantıda muhataplara söylenen söz şudur. Cumhurbaşkanı kesinlikle Tayyip Erdoğan olmamalıdır.Bu yüzden onun karşısına kimi çıkarırsak çıkaralım asla itiraz etmeyeceksiniz. Sözünü almak için bu turlar yapılmıştır. Kendilerininde ifade ettiği gibi aday ismi üzerinde hiç durulmamıştır. Sonunda her kesimden bu söz alınınca baronların, derin güçlerin,paralel yapının ve dünya siyasetine yön verenlerin  dayatmaları ve telkinleri ile Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu  iki zıt güç Chp ve Mhp başkanları tarafından cumhurbaşkanı adayı olarak ilan edilmiştir. İsim açıklanırken iki başkanında hem mimik ve jestlerinden hem de ismi ikisinin de yanlış telaffuz etmelerinden  bu adayın kendilerine dayatıldığını anlayabilirsiniz.Peki neden Chp den ve Mhp den gerekli tepki gelmemiştir.Çünkü baştan tepki vermeyeceklerine dair söz vermişlerdir. Sayın başbakan bir kez daha haklı çıkmış sayın Kılıçdaroğlu ve sayın Bahçelinin genel başkan değil genel müdür olduklarını kendi başlarına karar veremediklerini bağlı oldukları kurum veya şahısların emrinde olduklarını ispat etmişlerdir.

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ SANCILI MI OLACAK?

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ SANCILI MI OLACAK?
Cumhuriyet tarihi boyunca cumhurbaşkanlığı seçimi Türkiyede sancılı geçmiştir. Devlet başkanlığı makamı olan, hiçbir kuruma hesap verme mecburiyeti  olmayan , gerekirse ülkeyi savaşa sokma, mecilsi feshetme,başbakanı görevden alma gibi çok büyük yetkilere haiz olan bu makamı Dünya siyasetine yön veren güçler ve onların taşaronları olanlar bu makamın kendi emirlerindeki kişilerde kalması için her türlü girişimde bulunmuşlar ve bu makamlara gelen kişilerin yetkilerini kullanmalarına engel olmuşlardır. Fakat şimdi durum değişmiştir. Cumhurbaşkanını ilk defa halk seçecektir. Halkın seçtiği Cumhurbaşkanı da halktan aldığı güçle yetkilerini sonuna kadar kullanacaktır. İşte korkulan budur.Refarundumu önleyemeyen güçler bu seçimi sabote etmek için her türlü çareye baş vuracaklardır. Buna birkaç örnek.
1-      Suriye,ırak,mısır,Ukrayna v.b ülkelere Türkiyenin müdahalesini  gerçekleştirip  seçimin ertelenmesini  veya iptal edilmesini sağlamak istiyorlar.
2-      Sayın Recep  Tayyip Erdoğana suikast düzenleyip öldürülmesini veya yatağa bağlı kalmasını sağlamak istiyorlar. Böylece seçimlerin iptali veya ertelenmesi olabilecek en azından Recep Tayyip Erdoğandan kurtulacaklarıdır.
3-      Ak parti dışındaki hatta Ak parti içindeki seçmenlerin Recep Tayyip Erdoğan dışındaki bir isme oy vermelerini sağlamak istiyorlar.
4-      Recep Tayyip Erdoğanı olabildiğince yıpratıp ilk turda seçilememesini sağlamak ve ikinci turda Ekmeleddin İhsanoğlu etrafında birleşip Recep Tayyip Erdoğanı yıkmak istiyorlar.
5-      Bu amaç için Ak parti içinden ve dışından birçok hamleler yapılacak önce başbakan sonra Ak parti itibarsızlaştırılacaktır.
6-       Unutulmamalıdır ki  Amerika, Avrupa ve gelişmiş ülkelerin tamamı Tayyip Erdoğanın karşısındadır. Çünkü o bu ülkelerin çıkarlarına zarar vermektedir.
7-      Arap ülkelerinin ve Türk cumhuriyetlerinin birçoğu da Tayyip Erdoğana karşıdır. Çünkü ya krallıkları , koltukları tehlikeye girmekte ya da büyük ülkelerin Tayyip Erdoğana dost olursanız size yardımı keseriz tehdidiyle Tayyip Erdoğanın yanında olamamaktadırlar.
8-      Silah, basın,bürokrasi,para ve aklınıza gelen bütün güçler bunların elindedir. Dolayısıyla topyekün bütün araçlar kullanılarak Tayyip Erdoğanın Önü kesilmek istenecektir.

İşte bu ve benzeri sebeplerle Cumhurbaşkanlığı seçimi Türkiye için hayati önem taşımaktadır.Allah(cc) bakın Enam suresi 17. Ayette şöyle buyuruyor.
‘’Şayet Allah sana bir zarar dokundursa, bunu O’ndan başka giderecek yoktur. Fakat sana bir hayır dokunduracak olsa onu da kimse gideremez. Bil ki O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.’’ Bu ayete göre Eğer Allah(cc) Türkiyeye hayır dilediyse tüm dünya bir araya gelse bunu engelleyemez. Ancak takdir Allahtan tedbir kuldandır. Bizlerde tedbirimizi almalıyız. Türkiye üzerinde oynanan bu oyunların farkında olmalıyız. Yan gelip yatmamalıyız. Nasıl olsa kazanırız dememeliyiz. Bunun örneğini Yalova da ve ağrıda yaşadık. Aynı hatayı tekrarlamamalıyız.